sade tutmak, en zor iş
İyi tasarım eklenen değil, çıkarılan şeylerle olur. "Az iş, çok özen" derken ne demek istiyorum?
Bir arayüzü ilk kez açtığında insan onu düşünmez; sadece kullanır. İyi iş budur — kendini açıklamaz, hissettirir.
Sade tutmak kolay sanılır ama tam tersi. Bir şey eklemek dakikalar sürer; onu çıkarıp yerine hiçbir şey koymamaya cesaret etmek günler. Her buton, her satır, her boşluk bir karardır. Ve kararların çoğu "bunu da ekleyelim" ile değil, "buna gerçekten gerek var mı?" diye sorarak alınır.
babal'da çalışma biçimim bu soruyla başlıyor. Önce problemi net bir cümleyle yazıyorum. Sonra en küçük çalışan hâlini kuruyorum. En sonda da fazlalıkları teker teker çıkarıyorum — geriye yalnızca işe yarayan kalana kadar.
"Az iş, çok özen" derken bunu kastediyorum. Aynı anda on proje değil; doğru yapılmış birkaç proje. Çünkü bir işin gerçekten iyi olması, ona ayrılan dikkatle doğru orantılı.
Bu site de öyle kuruldu: sıcak beyaz bir zemin, tek bir vurgu rengi, okunur bir tipografi ve gereğinden fazla olmayan hareket. Fazlası olsaydı belki daha "dolu" görünürdü — ama daha iyi değil.